Son Dakika
DEZENFEKTAN STANDLARINDA EN İYİ HİZMET ABD'de korona salgınında can kaybı 98 bin 706'ya yükseldi ABD'de korona salgınında can kaybı 90 bin 996'ya yükseldi ETKİNLİK VE KONGRE STANDLARINDA EN İYİ HİZMET Dün duyurulmuştu! Yoğun ilgiden dolayı başvuru sayfası kilitlendi DEPREM SONRASI TAŞINAN TAŞINA Yabancıya konut satışında tarihin en iyi ilk çeyrek rakamları görüldü Kocaeli Bilişim Fuarı Açılıyor... YENİ DOĞU Reklam “İşiniz Tam zamanında” sloganı ile Üretime devam... İSTANBULDA VE İZMİRDE DEPREM
MAPS MAGAZİN
DEZENFEKTAN STANDLARINI SİZİN İÇİN ÜRETİYOR
DEZENFEKTAN STANDLARINI SİZİN İÇİN ÜRETİYOR
 
İPHONE 11 ZİRVEDE
İPHONE 11 ZİRVEDE
 
Milyonların beklediği oyun VALORANT, 2 Haziran’da tam sürümüyle çıkıyor
Milyonların beklediği oyun VALORANT, 2 Haziran’da tam sürümüyle çıkıyor
 
Koronoda Türkler Bağış Yaptı
Koronoda Türkler Bağış Yaptı
Tiroit hastalıkları kadınları seviyor
 

Tiroit hastalıkları kadınları seviyor

Rakamlara göre tiroit hastalıklarının görülme sıklığında kadınlar başı çekiyor. Ancak, erken teşhis, özenli bir takip ve tedavi süreciyle tiroit hastalıklarıyla baş etmek kolaylaşıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Yalın, Türkiye’de tiroit nodüllerine çok sık rastlandığını belirterek hastalığın erkeklere oranla kadınlarda 4-5 kat fazla olduğunu söyledi.

2 Nisan 2015 Perşembe 18:09
Yazdır

Bilimsel olarak henüz kesin nedeni açıklanamasa da tiroit hastalıkları kadınlarda, erkeklere oranla daha çok görülüyor. İstatistiklere göre, hashimoto tiroiditine kadınlarda 15-20, graves hastalığına ise 5-7 kat daha fazla rastlanıyor. Dr. Yalın, halk arasında tüm tiroit hastalıkları için kullanılan “guatr” teriminin aslında iyod eksikliğine bağlı tiroit bezinin nodülsüz yani bütün olarak büyümesi olduğunu hatırlattı. Tiroit nodüllerinin çoğunun oluşma nedeninin bilinmediğini ancak iyot eksikliğinin yanında genetik faktörlerin de nodül gelişiminde etkili olduğunu anlatan Dr. Yalın, Türkiye’de tiroit nodüllerine çok sık rastlandığını, bunun sebeplerinden birinin ise geçmiş yıllardaki iyot eksikliği olduğunu belirtip, “Tiroit nodülleri yüzde 95’i iyi huylu olan tümöral yapılardır. Nodül sıklığı da erkeklere göre kadınlarda 4-5 kat daha fazla” dedi.

Nasıl teşhis ediliyor?

Tiroit bezi hastalıklarında çoğu kez hastanın hiçbir şikâyeti olmadığını söyleyen Dr. Yalın, hastalığın rutin kontroller sırasında ortaya çıktığına dikkat çekti. Dr. Yalın, “Tiroit hastalıkları pek çok hastalığın belirtileriyle de karışabiliyor; halsizlik, yorgunluk, yaygın vücut ağrıları, kas güçsüzlüğü, kilo artışı, kilo kaybı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, kabızlık, adet düzensizliği, ellerde ve yüzde şişme, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, tırnaklarda bozukluklar, çarpıntı, sinirlilik, depresyon, ellerde titreme, aşırı terleme, üşüme gibi. Ancak tiroit bezi veya nodül büyümüşse, yutkunma zorluğu, tıkanma hissi, ses kısıklığı olabiliyor” dedi.   Dr. Yalın, “Hasta veya doktor tarafından tiroit bölgesinde bir şişlik fark edilirse, kesin teşhis için ultrason ile değerlendirilmesi ve nodül saptanırsa gereken durumlarda biyopsi yapılması önerilir. Ultrason ile nodülün büyüklüğüne, sınırlarına, nodüldeki kanlanmaya, içinde kalsifikasyon olup olmadığına, nasıl bir yapısı olduğuna (sıvı içerikli mi, katı içerikli mi?) bakılarak değerlendirme yapılıyor” diye konuştu.

Tiroit kanserinde risk erkeklerde

Tiroit kanserinin en iyi seyirli kanser türü olduğunu belirten Dr. Yalın, “Erken teşhis edildiğinde yakın takiple ömrü kısaltıcı bir etkisi dahi olmadan tamamen tedavi edilebilir bir hastalık” dedi. Dr. Yalın,  tiroit nodülleri kadınlarda daha sık görülse de erkeklerde tiroit kanseri olasılığının daha yüksek olduğunu belirterek “Tiroit kanseri için, erkek olmak bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir” diye konuştu.

Her nodülde yüzde 5 kanser riski olabiliyor

Her nodülde, düşük de olsa yüzde 5 oranında tiroit kanseri riski olduğunu söyleyen Dr. Yalın, “Bu nedenle bir nodül varlığı tespit edilmişse hasta bir endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve gerekli görülürse hastaya biyopsi yapılmalıdır. Bazen biyopsi temiz sonuçlansa bile yüksek riskli veya çok büyük nodülü olan hastaların ameliyat olması gerekebiliyor” dedi.

Hipotiroidi başka hastalıklara da neden olabiliyor

Konuya nodül özeli dışında bakıldığında tiroit hastalıklarının yaşam kalitesini düşürdüğüne dikkat çeken Dr. Yalın, ‘’Hipotiroidinin, yani tiroit bezinin az çalışması sonucu tiroit hormonlarının yetersiz üretilmesi durumunun en sık nedeninin hashimoto tiroiditi olduğunu ve halsizlik, yaygın vücut ağrısı, kas güçsüzlüğü, kilo artışı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, kabızlık, vücutta şişme, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, tırnaklarda bozukluklar gibi başka hastalıklarla da karışabilecek belirtilere yol açtığını’’ belirtti. “Kişide hipotiroidi uzun süredir mevcutsa kolesterol yüksekliği ve kalp işlevlerinde bozulma gibi ciddi hastalıklar ortaya çıkabiliyor” dedi.  Hipotiroidinin daha ileri evrelerde ise vücut ısısının azalması, vücut boşluğunda sıvı toplanması, metabolizmanın yavaşlaması ve kalp hızının son derece düşük seviyelere ulaşması gibi sonuçlar doğurduğunu belirten Dr. Yalın, “Bunlar çok ciddi sorunlar ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen koma durumunu tanımlıyor. Ancak günümüzde bu tür tablolara hemen hemen hiç rastlamıyoruz” diye konuştu.

Hipertiroidi özellikle yaşlılarda riskli

En sık nedenleri graves hastalığı ve aşırı çalışan nodül/nodüller olan tiroit bezinin çok çalışması yani hipertiroidinin erken dönemde de ciddi sorunlara yol açabildiğini belirten Dr. Yalın, “Metabolizmayı hızlandırıyor, çarpıntı, sinirlilik, titreme, sıcağa tahammülsüzlük yapıyor ve iştahı artırıyor” dedi. Dr. Yalın “Ama buna rağmen metabolizmayı hızlandırdığı için istemsiz kilo kaybı oluyor. Yaşlı hastalarda ciddi ritim bozukluklarına, kalp yetersizliğine yol açabiliyor. Kemik yıkımını artırabiliyor. Özellikle menopoz dönemindeki kadınlarda kemik erimesini hızlandırıyor. Çok ileri olgularda ciddi sıvı kayıpları, ritim bozuklukları gelişiyor ve vücut ısısı artarak şok tablosuna yol açabiliyor” diye konuştu.

Gebelik tiroidinde nelere dikkat edilmeli?

Gebelik çağındaki kadınlarda tiroit hastalığını engeller düşüncesiyle iyotsuz tuz kullanmanın doğru olmadığını dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Yalın, kadınların bu konuda doktorlarına danışarak hareket etmeleri gerektiğinin altını çiziyor ve bazı önemli uyarılarda bulunuyor:

• Her tiroit hastası gebe kaldığında mutlaka doktora gitmelidir. Bilinen bir tiroit hastalığı olmasa da gebe kalır kalmaz tiroit hormonlarına baktırmakta fayda vardır.

• Tiroit hormonunun düzeyine özel durumlar söz konusu olduğunda daha da önem verilmelidir. Örneğin, tiroit hastalığı olan gebelerin 26 ila 32. haftaya kadar ayda bir endokrinoloji uzmanı tarafından görülmesi gerekir.

• İyotsuz tuz kullanımı bebek gelişimini engelleyebileceği gibi gebe kalmayı da zorlaştırır. Tiroit hormonu kullanan kadınların gebelik sırasında hormon ihtiyaçları artar. Bu nedenle bir gebelik durumu olduğunda vakit kaybetmeden bir endokrinoloji uzmanına başvurulmalı, iyotlu veya iyotsuz tuz kullanımı değerlendirilmeli ve ilacın dozu yeniden düzenlenmelidir.

• Gebeliğin ilk 3 ayında TSH dediğimiz uyarıcı hormon düzeyleri düşebilir. Bu durum tiroit hastalığına veya gebeliğe bağlı doğal bir düşüş olabilir. Mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Anahtar Kelimeler: tiroit,hipertiridi,gebe,
Bu haber toplam 1931 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
YazarlarHava Durumu
Havadurumu
Misafir YazarlarFinans
İMKB 100
77.987
USD ALIŞ
3.0800
USD SATIŞ
3.1000
EURO ALIŞ
3.3900
EURO SATIŞ
3.4150
POUND ALIŞ
3.7530
POUND SATIŞ
3.8160
ALTIN ALIŞ
125.2200
ALTIN SATIŞ
126.3200
Namaz Vakitleri
İmsak
05:57
Güneş
07:37
Öğlen
13:28
İkindi
16:32
Akşam
18:59
Yatsı
20:27
Fotogaleri
Tarihte Bugün
Çok Okunanlar
Hava Durumu
Havadurumu
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur