Son Dakika
DEZENFEKTAN STANDLARINDA EN İYİ HİZMET ABD'de korona salgınında can kaybı 98 bin 706'ya yükseldi ABD'de korona salgınında can kaybı 90 bin 996'ya yükseldi ETKİNLİK VE KONGRE STANDLARINDA EN İYİ HİZMET Dün duyurulmuştu! Yoğun ilgiden dolayı başvuru sayfası kilitlendi DEPREM SONRASI TAŞINAN TAŞINA Yabancıya konut satışında tarihin en iyi ilk çeyrek rakamları görüldü Kocaeli Bilişim Fuarı Açılıyor... YENİ DOĞU Reklam “İşiniz Tam zamanında” sloganı ile Üretime devam... İSTANBULDA VE İZMİRDE DEPREM
MAPS MAGAZİN
DEZENFEKTAN STANDLARINI SİZİN İÇİN ÜRETİYOR
DEZENFEKTAN STANDLARINI SİZİN İÇİN ÜRETİYOR
 
İPHONE 11 ZİRVEDE
İPHONE 11 ZİRVEDE
 
Milyonların beklediği oyun VALORANT, 2 Haziran’da tam sürümüyle çıkıyor
Milyonların beklediği oyun VALORANT, 2 Haziran’da tam sürümüyle çıkıyor
 
Koronoda Türkler Bağış Yaptı
Koronoda Türkler Bağış Yaptı
SINAV KAYGISINI KULAĞINIZA HOŞ GELEN BİR SENFONİYE DÖNÜŞTÜRMEK SİZİN ELİNİZDE!
 

SINAV KAYGISINI KULAĞINIZA HOŞ GELEN BİR SENFONİYE DÖNÜŞTÜRMEK SİZİN ELİNİZDE!

LYS için geri sayım başladı. Bir milyona yakın üniversite adayı ve aileleri heyecan içinde. Aşırı kaygının başarısızlığa neden olduğu konusunda uyaran uzmanlar sınav öncesinde öğrencilerin motivasyonlarını yüksek tutması gerektiğine dikkat çekiyor.

10 Haziran 2014 Salı 16:00
Yazdır

Terapi İstanbul ekibinden Psikolog  Deniz Sevinç LYS öncesi "sınav stresi" yaşayan öğrencilere sınav öncesi ve sonrası için tavsiyelerde bulundu. Deniz Sevinç “Duygularınız, düşünceleriniz ve bedeniniz arasında sizi bile şaşırtacak bir etkileşim vardır. Bu etkileşim, mutluluğunuza, başarınıza ve sağlığınıza zarar veren silahlı bir çatışmaya da dönüşebilir, kulağınıza çok hoş gelen bir senfoniye de... Bu sizin elinizde!” diye vurgularken kötümser düşünceleri gerçek dışı bir iyimserliğe dönüştürmek yerine gerçekçi düşünün, başarıya giden ilk adım potansiyelinizi doğru değerlendirmektir” diye ifade etti.

 

Kıvamında kaygılanmaktan kaygılanmayın!

Psikolog  Deniz Sevinç, ”kaygısızlık boş vermişliği de beraberinde getirir” diyor. Her duygu gibi kaygı da kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Öyleyse amaç, kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanılan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır. Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Hiç kaygı yaşamadığımız durumlarda ise, yapılacak olan işi elden geldiğince iyi yapmak için içimizde bir istek oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olur. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin, enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.

 

Sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerde hangi durumlar ortaya çıkıyor?

Psikolog Deniz Sevinç ‘e göre sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerin sınav gününden önce ve sınav günü yaşadıkları belirtiler arasında, uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, sinirlilik, karamsarlık, kabus görme, korku, terleme, baş ağrısı, karın ağrısı, solunumda güçlük, iştahsızlık, mide bulantısı, bitkinlik, durgunluk gibi belirtilerle kötü not alma v.b. endişeler yer almaktadır.

 

Öğrenciler, sınav için sınıfta beklerken de ellerinde terleme olduğunu, kalplerinin çok hızlı çarptığını, başlarının ya da karınlarının ağrıdığını fark etmekte; ayrıca, gerginlik, sabırsızlık, el titremesi, bütün bildiklerini unutma korkusu, kendine güvende azalma gibi belirtiler yaşadıklarını da ifade etmektedirler.

 

Sınav başladıktan sonra ise şu tür kaygı belirtileri ortaya çıkabilir: Dikkati toplamakta, sınava başlamakta ve soruları anlamakta güçlük; bilinen bir soruda hata yapma korkusuna bağlı yoğun heyecan, kötü not alma beklentisi, öfke, düşünememe, sınavın kötü geçeceğine inanma, sürenin yetmeyeceği düşüncesi, zor gelen sorularda paniğe kapılma ve bazı fizyolojik belirtiler. Öğrencilerin çoğu, bu endişelerin ve fizyolojik belirtilerin sınavın ilk 30 - 40 dakikası içinde daha yoğun yaşandığını, sınavın sonlarına doğru, belirtilerin şiddetinde bir azalma olduğunu belirtmektedirler.

Görüldüğü gibi, yoğun sınav kaygısı içindeki kişiler, yalnızca bedensel bazı uyarımlar yaşamakla kalmayıp, aynı zamanda performanslarının yeterliliği konusunda da yoğun bir endişe içine girmektedirler.

 

Sınav kaygısının üstesinden gelebilirsiniz...

Psikolog Deniz Sevinç’e göre ilk yapacağınız şey, sınav durumlarında kendinizle ne tür bir diyalog içinde olduğunuza dikkat etmek ve bu diyalog esnasında yakaladığınız olumsuz, gerçek dışı beklenti ve yorumları değiştirmeye çalışmaktır. Örneğin, "bu sınavda başarısız olacağım ve herkes aptal olduğumu düşünecek" ifadesi yerine, "başarısız olmak ya da olmamak benim elimde. Şansım var, bunu kullanabilirim. Başarısız olsam bile bu benim aptal olduğumu göstermez" şeklindeki bir ifade, duruma daha gerçekçi bakmanızı sağlayacaktır.

 

Gerçekçi düşünün...

Gerçek dışı, kötümser düşüncelerinizi gerçek dışı bir iyimserliğe dönüştürmek değil, yalnızca gerçekçi düşünmektir. Başarıya ulaşmanın ilk aşaması, kişinin kendi potansiyelini doğru değerlendirmesidir. Nelerin eksik olduğuna ve neyi, ne kadar öğrenmeniz gerektiğine ancak gerçekçi bir değerlendirme sonucunda karar verebilirsiniz.

 

Duygularınız, düşünceleriniz ve bedeniniz arasında sizi bile şaşırtacak bir etkileşim vardır. Bu etkileşim, mutluluğunuza, başarınıza ve sağlığınıza zarar veren silahlı bir çatışmaya da dönüşebilir, kulağınıza çok hoş gelen bir senfoniye de... Bu sizin elinizde!

Sınav kaygısı yaşayan çocuğunuza nasıl yardım edebilirsiniz?

Psikolog Deniz Sevinç anne babalarının da çocukla benzer şekilde yoğun kaygı ve endişe duygusu yaşadıklarını belirterek anne babalara tavsiyelerde bulundu.

Anne-babalar bu zor sınav döneminde çocuklarını her zaman desteklemeli, ilgi göstermelidir. Çocuğunuzdan beklentiniz gerçekçi olmalıdır. Bunu için öncelikle çocuğunuzu iyi tanımalı, neyi başarıp neyi başaramayacağını bilmeli, onu özgün kişiliği içinde değerlendirmelisiniz.

 

Ailenin sınava ve çocuğuna ilişkin olumsuz düşünceleri de gencin kaygı düzeyinde etkili olacaktır. Ailenin çocuğuna güvenmemesi, sınavın çok zor olduğu ve çocuğun bu sınavı kazanamayacağı gibi

olumsuz düşünceleri kaygıyı artıracaktır. Anne-baba olarak olumsuz düşüncelerinizi olumlu düşünceye çevirmelisiniz.

 

Çocuklarınızı hiçbir zaman başkalarıyla kıyaslamayınız. Çocuğunuzun tek, diğerlerinden farklı bir kişiliğe ve kapasiteye sahip olduğunu unutmayınız.

 

Çocuklarınızı başkalarıyla değil, önceki başarılarıyla kıyaslayınız.

 

Ona olan sevginizin belli koşullara bağlı olmadığını her durum ve koşulda sevip destekleyeceğinizi davranışlarınızla ve sözlerinizle belli etmelisiniz.

Anahtar Kelimeler: Terapi, İstanbul, Deniz Sevinç,
Bu haber toplam 2350 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
YazarlarHava Durumu
Havadurumu
Misafir YazarlarFinans
İMKB 100
77.987
USD ALIŞ
3.0800
USD SATIŞ
3.1000
EURO ALIŞ
3.3900
EURO SATIŞ
3.4150
POUND ALIŞ
3.7530
POUND SATIŞ
3.8160
ALTIN ALIŞ
125.2200
ALTIN SATIŞ
126.3200
Namaz Vakitleri
İmsak
05:57
Güneş
07:37
Öğlen
13:28
İkindi
16:32
Akşam
18:59
Yatsı
20:27
Fotogaleri
Tarihte Bugün
Çok Okunanlar
Hava Durumu
Havadurumu
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur